Yasemin’in Duruşmasının Ardından Yeniden: Meşru Müdafaa Haktır!

Yasemin’in Meşru Müdafaa Davasında Savcı Bariyeri, Yasemin Çakal Davası 14. Celse – Bakırköy

Üç yıl önce, kocasından şiddet gördüğü için birçok kez polise şikâyette bulunan ve aldığı tehditler sebebiyle sığınma evinde kalan Yasemin, yine aynı sebepten kocasını öldürmek zorunda kaldı. Şiddet gören kadınlar arasında evli bulunduğu kişiyi veya tecavüzcüyü öldüren kadınların sayısı münferit sayıdadır. Türkiye örneğinde kadınların öldürme eylemini gerçekleştirmesi asla anlık bir tezahür olmamış, süreç içerisinde gelişen, bıçağın kemiğe dayanan noktasında ölmemek için öldürme haline gelmiştir.

Yasemin öldürmek zorunda bırakılan, kendi adaletini kendi kesmiş kadınlardan yalnızca biri. Dün (24 Mayıs 17), Bakırköy Adliyesi’nde on dördüncü duruşması gerçekleşen davada Yasemin’e tahliye kararı verilmedi. Türk Ceza Kanunu’nda yer alan “meşru müdafaa” haklarından yararlandırılmayan Yasemin için adaletin ne zaman geleceğini kadınlar olarak sorguluyoruz. Savcı, 2. Duruşmada Yasemin’in aleyhine verdiği mütalaayı tekrar ederken temsilcisi bulunduğu hukuku da hiçe saymaktadır. Bununla birlikte son davada İstanbul Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı’nın hazırladığı 33 sayfalık raporda Yasemin’in evliliği sürecinde fiziksel, cinsel ve psikolojik şiddete maruz kaldığı gözler önüne serilmiştir. Biz kadınların davaya müdahil olmasının sebebi hukukun cinsiyetçi ayrımlara dayanan kararlar almasıdır. Bunun bir örneğini Nevin Yıldırım’ın davasında da görmekteyiz. Nevin Yıldırım, haksız tahrik indirimi bile almazken, karısını öldüren bir kocanın “kravat”  indirimleriyle kolayca cezai indirimler aldığını görmekteyiz. Bu kanayan yaranın durması umuduyla tüm kadınları Yasemin Çakal’ın 4 Temmuz’daki karar duruşmasına destek vermeye çağırıyoruz.